Ücretsiz Bakım Alanında Küresel Cinsiyet Uçurumu: Ev İşlerinin Yükü Neden Hala Kadınların Omuzlarında?

(*) Bu makale Research on Eastern Europe and Emerging Economies (FREE Network) tarafından
2021 yılında yayınlanan “Global Gender Gap in Unpaid Care: Why Domestic Work Still Remains a
Woman’s Burden” başlıklı raporun bazı bölümlerinin ufak değişikliklerle çevirisinden oluşmaktadır.

COVID-19 salgınının ardından, çok sayıda rapor, artan ev içi bakım görevlerinin yükünü esas
olarak kadınların omuzladığına işaret ediyor. Ancak pandemi ortaya çıkmadan önce bile, hem
gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerde ücretsiz ev içi bakım işlerinin üçte ikisinden fazlasını
kadınlar yapıyordu. Ev işlerinin yükünün cinsiyetler arasında dağılımında eşitliğinin olmaması,
önemli ekonomik verimsizliklerin yanı sıra, kadınlar için önemli sosyal ve ekonomik sonuçlar da
yaratmaktadır -bu durum kadınların özellikle hane içindeki pazarlık güçlerini ve işgücü
piyasasındaki konumlarını etkilemektedir.
Son zamanlarda gerçekleştirilen anketler ve hazırlanan raporlar, pandemi döneminde ücretsiz ev
işi yükünün her iki cinsiyet için de arttığını, ancak pandemi sırasındaki çeşitli ev işleri ve bakım
görevlerinde aslan payını dünyanın dört bir yanındaki kadınların üstlendiğini doğrulamaktadır.
Birçok ülke için bu uzun süreli karantina dönemi, insanların ekonomik yaşamlarının ulusal
istatistiklere genellikle yansımayan "gizli" tarafına aniden bir ışık tutmuştur. Şaşırtıcı olmayan bir
şekilde, ücretsiz bakım işiyle bağlantılı ana konular arasında “hane halkı sektöründeki” son derece
cinsiyetçi iş bölümü ve bunun ailelerin duygusal ve ekonomik refahı üzerinde yarattığı sonuçları yer
almaktadır. Bu politika notunda yazar, dünya genelinde ücretsiz ev içi bakım işindeki toplumsal
cinsiyet eşitsizliklerinin mevcut durumunu ve gelişimini incelemekte ve bunların nedenlerini ve
sonuçlarını ele alan akademik literatürü tartışmaktadır. Yazar ayrıca, daha fazla iş-yaşam
dengesini teşvik edebilecek ve hem sosyal hem de aile düzeyinde refahı geliştirmeye yardımcı
olabilecek potansiyel politika müdahalelerini tartışmaktadır.
Ücretsiz Ev Emeğinde Toplumsal Cinsiyet Uçurumları
Ücretsiz bakım ve ev işi terimi, “ücretsiz bakım işi”; “ücretsiz ev işi”, “ücretsiz ev içi bakım işi” ve
diğerleri de dahil olmak üzere birçok terminolojik kılık altında karşımıza çıkmaktadır. Bu terimler
esasen aynı olguya, yani hane içinde gerçekleştirilen ücretsiz bakım faaliyetlerine atıfta
bulunmaktadır. Bunlar arasında yemek pişirme, temizlik, çamaşır yıkama, su ve yakıt taşıma,
alışveriş, bakım, hane yönetimi, çocuk ve yaşlı bakımı ve diğerleri yer almaktadır (Addati vd.,
2018). Bu politika notunun amaçları doğrultusunda, bu faaliyetleri tanımlamak için esas olarak
“ücretsiz bakım”, “ev işi” veya “ücretsiz ev bakımı” terimlerini birbirinin yerine kullanacağım.
Ücretsiz bakım işinin değeri milli gelir hesaplarına dahil edilmemekle birlikte, birçok ülkede ulusal
istatistik ofisleri tarafından yürütülen zaman kullanım anketleri ile takip edilebilmektedir. En son
anketlere göre (Charmes, 2019) dünya genelinde ücretsiz ev içi bakım işlerinin dörtte üçünden
fazlası (%76,4) kadınlar tarafından yapılırken, %23,6’sı erkekler tarafından yapılmaktadır. Gelişmiş
ülkelerde kadınların payı biraz daha düşükken (%65), gelişmekte olan ve yükselen ekonomilerde
kadınlar ücretsiz bakımın %80,2’sini gerçekleştirmektedir. Dolayısıyla, verilere göre, gelişmiş
ülkelerde bile kadınlar ücretsiz ev içi bakım işinin yaklaşık üçte ikisini gerçekleştirmektedir.
Hâlihazırda, dünyanın hiçbir ülkesinde hanelerdeki ücretsiz bakım dağılımında cinsiyet eşitliği
sağlanmış görünmemektedir (U Woman, 2019).

Ev İçi Bakım Sorumluluklarında Cinsiyetler Arası Yakınsama Olduğuna Dair Kanıt Var Mı?

Birçok ülkede ilk kez kullanılan anketlerin nispeten yakın zamanda yapıldığı göz önünde
bulundurulduğunda, ev işlerinin dağılımındaki değişiklikler ve toplumsal cinsiyet uçurumunun
kapanma potansiyeli hakkında iddialarda bulunmak için henüz erken olabilir. Ancak, başta Amerika
Birleşik Devletleri olmak üzere daha uzun dönemli verilerin bulunduğu ülkelerden elde edilen
kanıtlar, anne ve babaların zamanlarını ücretli ve ücretsiz işler arasında paylaştırma biçimlerinin
1965 ve 2011 yılları arasında önemli ölçüde değiştiğini göstermektedir. 2011 yılında kadınlar 1965
yılına kıyasla ücretli işlere 2,6 kat (haftada 13 saat) daha fazla zaman harcarken, erkekler 5 saat
daha az zaman harcamaktadır. Çocuk bakımı için harcanan zaman hem erkekler hem de kadınlar
için artmıştır. Aynı zamanda, ev içi çalışma saatleri kadınlar için önemli ölçüde azalırken, erkekler
için düşük bir oranda da olsa artış göstermiştir.
Genel olarak, kişilerin zaman kullanımına ilişkin son 40 yılda yapılmış anketlerin verileri, ücretsiz
bakım işlerinin paylaşımında erkekler ve kadınlar arasında bir dereceye kadar yakınsama
olduğunu göstermektedir (Kan vd., 2011; Altıntaş ve Sullivan, 2016). Ancak, Kan ve diğerlerinin
(2011) çalışmasının da gösterdiği gibi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği zaman içinde oldukça sabit
kalmıştır. Özellikle, erkekler ev işlerine katkılarını alışveriş ve hane halkının ulaşımı gibi rutin
olmayan, yani genellikle daha az zaman gerektiren, tanımlanabilir sınırları olan ve rutin işlere
kıyasla işin ne zaman yapılacağı konusunda takdir hakkının daha geniş olduğu, görevlere
yoğunlaştırırken, kadınlar zamanlarının büyük bir kısmını yemek pişirme, temizlik ve bakım gibi
rutin işlere ayırmaktadır. Kadınların ev işlerine ayırdıkları sürelerdeki düşüş, (özellikle rutin işlerde)
büyük ölçüde ev teknolojilerindeki ilerlemeden ve kadınların işgücü piyasasına katılımının daha
fazla kabul görmesinden/talep edilmesinden kaynaklanıyor olabilir (Gershuny, 1983, 2004).
Dolayısıyla, hane halklarında “ağacın alt dallarına asılı meyve” çoktan toplanmış gibi görülmektedir
ve cinsiyet eşitliğinde daha ileriye gidebilmek gelişmiş ülkelerde bile daha zorlu olacaktır. içinde
toplumsal cinsiyet eşitliğinin "düşük asılı meyvesi" çoktan toplanmış gibi görünmektedir ve ileriye
dönük olarak, ev içi bakım sorumluluklarının daha fazla kaydırılması, gelişmiş ülkelerde bile daha
zor bir görev olacaktır.

Ücretsiz Ev İşlerinin Kadınların Sorumluluğu Olarak Kalmasına Neden Olan Faktörler
Ev işlerinin dağılımda geleneksel toplumsal cinsiyet rollerinin devamlılığından sorumlu faktörler
ekonomik (uzmanlaşma, karşılaştırmalı üstünlük) ve sosyolojik (alışkanlıklar, gelenekler, toplumsal
algılar) olarak gruplandırılabilir.
Ücretli ve ücretsiz bakım işlerinin cinsiyetler arasında eşitsiz dağılımını açıklamak için uzun süredir
kullanılan ekonomik argümanlar, karşılaştırmalı üstünlük teorisine ve uzmanlaşmadan elde edilen
kazanımlara dayanmaktadır. Becker’in (Becker, 1985) ufuk açıcı çalışmalarından başlayarak,
aileye ilişkin ekonomik modeller, hane içindeki iş bölümünün belirleyecisinin insan sermayesine
yatırımdaki farklı deneyimler ve tercihler olduğunu öne sürmüşlerdir. Becker, hane halklarında
verimliliğin uzmanlaşma gerektirdiğini ve bu uzmanlaşma kalıbının insan sermayesine başlangıçta
yapılan yatırımdaki farklılıklarla -erkeklere piyasa becerilerinin, kadınlar ev işi becerilerinin
öğretilmesi) açıklanabileceğini savunmuştur (Becker, 2009). Bu modelde, erkeklerin ücretli işlerdeki
avantajı, kısmen piyasadaki işlerin doğasından kaynaklanan fiziksel gerekler ile açıklanmaktadır.
Oysa çağdaş yazarlar, işlerin bu doğasının zaman içinde değiştiğine, fiziksel becerilere daha az,
bilişsel becerilere daha fazla önem verilmeye başlandığına dikkat çekmektedir. Aynı şekilde, hane
halkı içindeki üretiminin doğası da değişmektedir (Greenwood vd., 2017). Doğum kontrolü, ailelere
çocuk sayısını kontrol etmek için daha uygun bir yol sunmuştur (Juhn ve McCue, 2017). Bu
değişikliklerin kadın ve erkek üretkenliğini daha eşit hale getirmesi ve sonuç olarak her iki iş
türünde de kadın ve erkek arasındaki cinsiyet farkını azaltması gerekmektedir. Gelişmiş ülkelerde
kadınların genellikle erkeklerden daha yüksek eğitim seviyelerine ulaşmalarına rağmen (Goldin,
Katz ve Kuziemko 2006; Murphy ve Topel, 2014), bu durum ücretlerdeki ve ücretsiz ev işlerinin
paylaşımındaki cinsiyet farklılıklarını ortadan kaldırmaya yetmemiştir. Dahası, McFarlane ve
diğerlerinin (2000) 1992 Kanada verilerine dayanan çalışmasının da işaret ettiği gibi, koca ücretli
işte daha uzun zaman geçirdiğinde, kadının ev işlerine ayırdığı zaman artarken, erkekler için
bunun tam tersi geçerli değildir (erkekler, eşleri ücretli işe ayırdığı zamanı arttırdığında, ev işlerine
belirgin ölçüde daha fazla zaman ayırmamaktadır). Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden oluşan
bir örneklemi kullanan bir araştırma, ücretli ve ücretsiz işler arasında zaman dağılımını belirleyen

çeşitli faktörlerin erkekleri ve kadınları asimetrik olarak etkilediğini bulmuştur. Örneğin, tam zamanlı
değil yarı zamanlı istihdam edilmek kadınlar için ücretsiz ev işlerine katılımı önemli ölçüde
artırırken, erkekler için bu istatistiksel olarak önemsiz bir artış yaratmaktadır.
Dolayısıyla, hane içi cinsiyetler arası iş bölümü meselesine salt “pragmatik” ekonomik
argümanlarla yaklaşmak, ev işleri sorumluluklarındaki cinsiyet uçurumunun devamlılığını
açıklamak için yeterli değildir. Toplumsal tutumlar ve kültürel normlar tarafından belirlenen
toplumsal cinsiyet rolleri gibi diğer sosyolojik faktörler de hane içi iş bölümünde önemli bir rol
oynama eğilimindedir (Coltrane, 2000; Juhn ve McCue, 2017). Dahası, kadınların hane içi üretimde
"karşılaştırmalı üstünlüklerine" katkıda bulunan eğitim tercihlerinin kültürel norm ve tutumlardan
bağımsız olmadığı iddia edilebilir. Bu tercihler erken çocukluk döneminde şekillenir ve bir ailenin
kız çocuğunun eğitimine erkek çocuğununkine kıyasla ne kadar yatırım yaptığını/teşvik ettiğini –
örneğin, erkek çocukların yemek pişirme, temizlik, küçük çocukların bakımı gibi belirli ev işlerinin
öğretilip, öğretilmediğini- yansıtır (UNDP, 2020). Örneğin, Güney Kafkasya’da ücretsiz ev işlerininin
bölüşümünde cinsiyetler arasında gözlenen yüksek fark, kalıplaşmış aile yapısına. Anket verilerine
göre (CRRC, 2015) Azerbaycan’da kadınların yaklaşık %96’sına çocukluklarında yemek pişirmek,
evi temizlemek veya çamaşır yıkamak öğretilirken, erkeklerin yalnızca %35’ine yemek pişirmek ve
temizlik yapmak öğretilmiştir. Gürcistan’da kadınların yaklaşık %90’ı yemek pişirmeyi, temizlik
yapmayı ve çamaşır yıkamayı öğrendiklerini bildirirken, erkeklerin ortalama %30’undan azı bu
becerilerin kendilerine öğretildiğini söylemektedir (UNFPA, 2014).

Ücretiz Ev İşlerinde Cinsiyet Eşitsizliğinin Toplumsal Maliyeti
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği sadece bir adalet meselesi değildir. Eşitsizlik, aynı zamanda
kaynakların doğru şekilde tahsis edilmemesi nedeniyle, kadınların üretken potansiyelinin tam
olarak gerçekleşmesini de baltalamaktadır. Alonso ve diğerleri (2019) tarafından yapılan
çalışmada, ev işlerinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin şu anda Norveç’te gözlemlenen düzeye
indirilmesinin milli gelirde sağlayacağı artış tahmin edilmektedir. Pakistan ve Japonya gibi,
başlangıçtaki cinsiyet farkının oldukça büyük olduğu ülkeler, bu tür bir dönüşüm sonucunda Gayrı
Safi Yurtiçi Hasılalarının (GSTH) yaklaşık yüzde 3 ila 4’ü oranında bir kazanım elde edeceklerdir.
Bir diğer verimsizlik kaynağı da, kadınların ev ve iş sorumluluklarını daha iyi dengelemek için kendi
vasıf düzeylerinin altındaki işleri kabul ettmek zorunda kalmalarıdır (Connolly ve Gregory, 2007;
Garnero vd., 2013). Kadınların çocuk bakımı ve ev içi emekten birincil derecede sorumlu olduğu
algısı, işyerinde istatistiksel ayrımcılığı tetiklemekte ve toplumsal cinsiyete dayalı ücret farkının
"açıklanamayan" kısmını etkilemektedir (Blau ve Kahn, 2017). Bonun sonucunda, varolan ücret
farkları da ev içi işlerin bölüşümündeki eşitsizliği devamlı kılmaktadır. Dahası, ev işlerindeki cinsiyet
eşitsizliğinin ilişkide memnuniyetsizlik ve depresyonu arttırdığı, boşanmaları tetiklediği bulunmuştur
(Ruppaner ve ark., 2017). Bunlara ek olarak, daha önceki sosyolojik çalışmalar, işin miktarından
ziyade dağılımındaki eşitsizliğin daha fazla psikolojik sıkıntıya neden olduğunu ortaya koymuştur
(Bird, 1999).

 

Bu makale Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile çevirilerek yayınlanmıştır.. İçeriğin sorumluluğu tamamıyla teknolojikanneler.com ‘a aittir ve AB’nin görüşlerini yansıtmamaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.