olimpikanneler

Blog yazmaya başladığımızdan beri okurlarımızla çok sıkı ilişki içersindeyiz. Yalnızca sosyal medya üzerinden değil, yüzyüze de onları tanımak istiyoruz. Kendimiz de blogları aracılığıyla internette tanışmış iki anne olarak onların yaşlarını, teknolojiye ilgilerini öğrenmek istiyor, çocukları ile olan ilişkilerinde teknolojinin yerini merak ediyoruz.

Okurlarımızın neredeyse tamamı akıllı telefon ve/veya tablet kullanıcısı, bunların en az yarısında da çocuklarının kendilerine ait tablet ve / veya akıllı telefonu var.

Bu rakamlar internet kullanan, akıllı telefon kullanan, blogları takip eden, 25-45 yaş anneleri kapsıyor ve görüyoruz ki şöyle bir gerçek var; Artık çok daha az hareket ediyoruz!

Sohbet için bir araya geldiğimizde bile telefonları elimizden düşürmüyor, en yakın yere arabayla gitmeyi tercih ediyor, merdivenden çıksak 2 dakikada ulaşacağımız yere gitmek için 5 dakika asansör bekliyoruz.

İşin üzücü yanı, çocuklarımız da bizden gördüklerini yapıyorlar. Çocukluk asla geri gelmeyecek kısacık bir dönemken, bunu hareketsiz geçirmek, tablet/telefon/bilgisayar başında geçen her bir dakika, zaman kaybından öte çocukluklarından da kayıp aslında!

Çocuklarımızın hayatına sporu bir şekilde katmalıyız. Zaten sporun keyfine bir kez varan kişi -ister çocuk, ister yetişkin olsun- kolay kolay bırakamaz; spora bir kez başladığınızda, yapmadığınız gün boşluğunu hissedersiniz.

Spor yapmak öncelikle çocuğu fiziksel olarak güçlendirir, iştahı açılır, uykusu düzene girer, vesaire, bunları ‘araştıran’ anneler olara zaten biliyoruz. Ama belki daha önemlisi hayat boyu onun karakterini etkileyecek artılar kazandırmasıdır; spor yapan çocuk disiplin kazanır, özgüveni gelişir, sosyalleşir, kazanmayı/kaybetmeyi öğrenir. Sınırlarını keşfeder, kendini zorlar. Anne-çocuk ilişkisine de mutlaka katkıları olacaktır. “Spor yapmak için annesinden destek alan çocuğun annesi ile ilişkisi pozitif yönde gelişir.” diyor uzmanlar.

Kız çocukları en çok su sporları, bisiklet voleybolu; erkek çocukları en çok futbol, basketbol, koşu seviyorlarmış. Çocuğunuzu en iyi tanıyan annesinden başkası değildir; doğru seçimleri yaparak çocuğunuzu spora yönlendirirseniz, daha doğrusu -yönlendirirsek- sağlıklı nesillerin oluşmasına da katkıda oluruz hepbirlikte. Hatta gelin, #OlimpikAnneyim diyelim, nasıl mı?

Olimpik Anneler Nedir?

Türkiyede spor alanında kurulmuş ilk sivil toplum örgütü bu! P&G Türkiye ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK), annelerin çocuklarını spora yönlendirmelerini teşvik etmek amacıyla, ülke çapında “Olimpik Anneler” projesini başlatıyor. Olimpik Anneler projesinin temel hedefi ülke çapında çocukların spora teşvik edilmesi için farkındalık ve bilinç oluşturmak.

Sosyal medya paylaşımlarınızda, çocuğunuzla spor yaptığınız anları #olimpikanneyim etiketi ile paylaşabilirsiniz. Ayrıca alınan her P&G ürünü ile Türkiye’deki tüm çocukların spor yapmasına destek olabilirsiniz. Marka, Nisan ayı itibari ile başlayacak 1 paket = 1 destek kampanyası ile alınan her P&G ürününden elde edilen gelirin bir kısmını Türkiye’de çocuklarımızın sporla büyümesi için bağışlıyor.

Proje hakkında detaylı bilgiye www.olimpikanneler.com  sitemizden öğrenebilirsiniz.