Mavi Balina şehir efsanesi mi gerçek mi?

Geçtiğimiz günlerde Mavi Balina Nedir başlıklı bir yazı paylaşmıştık. Bu “siber meydan okuma” diye adlandırabildiğimiz görevler ile ilgili farklı yorumlar bitmiyor tüm dünyada. Bu kez olayı değişik bir açıdan detaylandıran, bir ergen annesi okurumuzdan gelen yorumu paylaşıyoruz.

Mavi Balina şehir efsanesi mi gerçek mi?

Mavi Balina nedir, önce ondan bahsetmek gerek biraz.

Kesin olan ilk şey: Bu bir oyun değil. Yani bir uygulama veya sağdan soldan indirilip, oynanan bir şey değil. “Blue Whale Challenge” diye anılan ve bir tür meydan okuma deneyi, aslında sapkınlığı. Bu sebeple öncelikle televizyonlarda, gazetelerde “Biz arkadaşlarımızla saatlerce Mavi Balina” oynuyorduk’ diyen çocuklar yalan söylüyor. Sebepleri farklı olabilir ama yalan söyledikleri net. Bunu aklımızda tutarak bu işler nasıl başlamış biraz ona bakalım.

2016 yılında Rusya’da ergenlerin intiharında bir artış görülünce Novaya Gazeta gazetesinde bir muhabir bu işi araştırmaya başlıyor ve birbiriyle ilgisiz 16 çocuğun, Rusların Facebook’u olarak da bilinen VK sitesinde, F57 diye bir gruba üye olduklarını tespit ediyor. İddiaya göre grup kurucusu Philipp Budeikin, göreve katılmayı kabul edenlere 50 maddeden oluşan bir liste veriyor. Bedenlerinde yara açmaktan, 48 saat uykusuz kalmaya, aç kalmaktan, günlerce aile dahil hiç kimseyle sosyal ilişki kurmamaya, saatlerce verilen müzikleri dinlemeye, belirlenmiş korku filmlerini izlemeye giden bir liste. Bu zincir için Amerikalı uzmanlar, bir yetişkinin bile direncini kırabilecek, her bir adımı düşünülmüş, bilinçli bir çöküş planı diyor. Ve yine iddiaya göre 50. Maddeye gelince yüksekten atlaması, tren yolunda treni kaçmadan beklemesi gibi final göreviyle çocuk intihar ettiriliyor. Yukarıdaki paragrafta “iddia” tanımını kullanma sebebim şu: Bu maddelerin ispatı yok, o güne kadar bulunan bağlantılar: Çocukların ortak üye olduğu bir kanal, bir çocuğun ardında kalan, kendi el yazısıyla yazılmış 50 maddelik liste ve bir başka çocuğun intiharından önce sosyal medyaya yüklediği mavi balina fotoğrafı.

Daha sonra kanal yöneticisi Philipp Budeikin gözaltına alınıyor ve suçlamaları kabul ediyor. Tüm bunları “sosyal bir temizlik için” yaptığını söylüyor, intihar edenlerin biyolojik atık olduğunu, sadece güçlü olanların yaşaması gerektiğine inandığını da ekliyor. Tüm bu itirafa ve çocukların ortak bağlantısına rağmen, bu intiharların veya aslında cinayetlerin Mavi Balina denen şeyle tam olarak ilişkisi ispatlanamıyor ve Budeikin sadece 3 yıl ceza alıyor.

Bağlantı nasıl bulunamıyor kısmına da değineyim. Yine iddialara göre bu meydan okumaya kalkışan çocuk, burada adını vermekte sakınca gördüğüm kimi sosyal medya mecralarında ilgili etiketi yazıyor. Ve yine iddiaya göre, bir yönetici çocukla iletişime geçiyor. Görevleri veriyor ve çocuktan kimi zaman canlı, kimi zaman görsel kanıt istiyor. Yani çocukla o admin arasında sürekli bir veri alışverişi var. Oysa olayı Mavi Balina’ya bağlayabilen sadece 2 vaka var; intihar eden çocuklardan birisinin kolunda Mavi Balina dövmesi, bir diğerinin çizdiği resimlerin hemen hepsinde balinanın gizlenmiş şekilde yer alması. Mesajlar, iletiler, fotoğraf ve videolar gidip geliyor ancak çocukların ardından hiçbir iz sürülemiyor. Günümüzde internette aldığımız her nefesin kaydedildiğini bilen insanlar olarak bunun imkânsız olduğunu da biliyoruz.

İşte burada bir soru devreye giriyor: Mavi Balina, intihara meyilli çocukların, ölümlerini şiirselleştirmek için sığındıkları bir efsane mi? Bunu tüm dünya tartışıyor. Ve dünyanın hiçbir yerinde, bizdeki gibi ekrana yalan söyleyen anne babalar, çocuklar çıkarılmıyor. Bu işi polisiyle, psikoloğuyla, suç bilimcilerle çok ciddi araştırıyorlar.mavi balina
Budeikin’in hapse girmesinin ardından ergen intiharları da, iddialar da bir süre kesiliyor. Aileler derin bir nefes alıyor derken Amerika’da, Avrupa’da, Hindistan’da, hatta ülkemizde çeşitli şüpheli intiharlar başlıyor. Bu defa “şantaj” iddiası öne çıkıyor. Söylenenlere göre, çocuklar görevi kabul ederken bir bağlantıya tıklıyor, bilgisayarına gönderilen bir Truva atı ile çocukların girdikleri tüm siteler, yazışmalar, yani kendilerince özel hayatları bir yabancının eline geçiyor. Ve iddiaya göre çocuklar önce merakla veya sosyal kabul hedefiyle girdikleri yolda, her bir adımı önce kendi sırlarını korumak, sonra ailesini koruduğunu sanmaya kadar götürüyor. Bu şantaj iddiasını destekleyen iki vaka Hindistan’dan, 1’i de Amerikan’dan geldi. Hindistan’da boğularak intihardan son anda kurtarılan 14 yaşındaki bir çocuk, son görevi tamamlamazsa annesinin öldürüleceğini söylüyor.

Bu ikinci aşama biraz farklı ve aslında dikkat çekici. Burada Florida Atlantic Üniversitesi’nde Suç Bilimi alanında dersler veren Profesör Dr. Hinduja: Gerçek olmayan bir şeyin gerçek olmasına yol açtık diyor. Hinduja’ya göre hiçbir intiharın bu konuyla direkt bir ilgisi yok. Gerçek bir bağlantı yok ortada. Ancak basının ilgisi, üretilen hikayeler, sonu gelmeyen efsaneler sonucunda belki de gerçekten bir suç örgütü oluştu.

Kişisel fikrime gelince: Bence önce gerçekten bir psikopat, bir “meydan okuma” başlattı. Budeikin okuldan atılan bir psikoloji öğrencisi. Belli ki sıradan bir zekaya da sahip değil. O bir akım başlattı. Kendince, bize hastalıklı gelse de bir felsefesi vardı: Güçlüler yaşasın, zayıflar elensin. Onun içeri alınmasının ardından ise taklitçiler türedi. Ama bu arada ne yazık ki, acı olmasına rağmen basın diliyle lezzetli bir hikâye olduğu için köpürtüldü ve hem çok sayıda çocuğun hem de bir o kadar hastalıklı insanın dikkatini çekti. Basından, sağdan soldan okuduklarıyla, bilgisayara yerleştirilen trojanlarla, merakla ve başka saikle gelen çocukları kâh tehditle kâh başka motivasyon yöntemleri ile görevleri yapmaya zorladılar. Ama açıkçası anlatılan hikayelerin büyük çoğunluğunun doğruluğuna ben de inanmıyorum.

İlgili sitede ve benzer sosyal medya mecralarında arama yapan bir grup, etiketlerin çoğunluğunun botlar tarafından atıldığını ve kimi reklamlara bağlandığını tespit ediyor ve işte burada işler iyiden karışıyor. Tüm dünya bir avuç ergenin başlatıp, köpürterek büyüttüğü bir efsanenin oyuncağı mı oldu? Bunu iddia eden uzman sayısı, gerçekliğini kabul edenlerden çok daha fazla. Teorilerin arasında, Rusların, ülkelerinde giderek artan genç intiharlarını çarpıtmak için hikayeler ürettiği bile var. Hangisi doğru, bilmek güç.

Bilinen bir gerçek var, o da çocuklarda intiharlar artıyor. Nedenlerinin bulunması ve sorunun çözülmesi gerekiyor. Dünyada uzmanlar ne yapılması gerektiğini tartışıyor. Mavi Balina’nın doğru olduğunu varsayalım: Bu işe kalkışan yaş gurubu 8-12 diye tarif edilirken bu yelpaze genişliyor ve 22 yaşında da kurban veriliyor. Bu durumda küçük çocukları korumaya yarayan önlemler her yaş grubu için işe yaramıyor. 8 yaşındaki bir çocuğu, web ortamını güvenli hale getirerek koruduğunuzu düşünürken, 16 yaşındaki bir çocuğun sosyal medyada yazdığını, çizdiğini detaylarıyla takip etmenize olanak yok. Veya bu konuda atacağınız adımlar özel hayat ihlaline giriyor; açıkçası benim anne olarak hoşlanmadığım bir yaklaşım.

Bu konular aslında siber suçların bir parçası ve ülkemizde de, tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi çok dikkatle incelenmesi, ailelerin eğitilmesi gereken bir konu. Çünkü Balina biter, başka şey çıkar ama çocukların uçsuz bucaksız siber dünyada ne zaman mağdur ne zaman zorba olacakları kestirmek güç.

Püren ÖDEMİŞ

 

Yorumunuz